Yönetim Araştırmaları Merkezinin (YÖNARA), "Seçmen Eğilimleri Araştırması" kapsamında 15-30 Mayıs döneminde 16 ilde yüz yüze görüşme yoluyla uyguladığı 2. anketinden çıkan sonuca göre; "22 Temmuz seçimlerinden sonra Meclise iki parti AKP ve CHP girerken, MHP ise barajı zorlayabileceği" belirtiliyor. Yönetim Araştırma Merkezinin, "Seçmen Eğilimleri Araştırması" kapsamında yürüttüğü 22 Temmuz Genel seçimlerinde seçmen eğilimlerinin saptanmasına ilişkin çalışma raporunu tamamladı Mülkiyeliler Birliği Vakfı Yönetim Araştırmaları Merkezi tarafından hazırlanan, "Seçmen Eğilimleri Araştırması" kapsamında 15-30 mayıs döneminde 16 ilde yüz yüze görüşme yoluyla uygulanan 2inci anket çalışmalarını tamamlayarak kamuoyuna duyurdu. GENEL SEÇİM ANALİZİ Yönetim Araştırma Merkezi ilk araştırması olan "Cmhurbaşkanlığı Seçimi 2007" ardından hazırladığı, "Seçmen Eğilimleri Araştırma Sonuçları" na göre AKP yine bininci sırada. YÖN ?ARA, Bu çalışmasında sırayla; Seçmenlerin oy verme davranışı, kararsız ve boykotçu seçmen eğilimleri, parti tercihlerindeki süreklilikler ve kopuşlar ile siyasi kamplaşma düzeyleri ele alındı. 16 ilde ve 1540 kişi üzerinde yapılan anket sonuçları ve analizler şöyle özetlendi. AKP ve CHP DEĞERLENDİRMESİ Araştırmada ortaya çıkan sonuca göre; "Yarın bir genel seçim olsa" AKPye oy vereceklerin oranı %27,7ye çıkarken, CHPye oy verecek olanların oranı %18.1de kaldı. İki parti arasındaki fark da AKP lehine 9.6 puan seviyesine ulaştı. MHP ZORLAYACAK Araştırmada; 2002 seçimlerinde parlamento dışında kalan siyasi partilerin henüz toparlanamadıklarının gözlendiği ifade edildi. Bu araştırmada, DYPnin mutlak oy oranı yüzde 3,7 olarak tespit edildiği dikkat çekerken, parlamento dışı partiler arasında göreli olarak toparlanan ve nisbi bir ilerleme kaydeden parti konumundaki MHPnin bu çalışmadaki mutlak oy oranı yüzde 7,9 olarak belirtiliyor. KARARSIZ SEÇMEN EĞİLİMİ Araştırmada kararsız seçmenin önemli ölçüde etkili bir rol oynadığına dikkat çekiliyor. Buna göre; siyasi partilerin seçim çalışmaları bakımından birinci öncelikleri, "kararsız seçmenleri" kendi lehlerine kararalı hale getirmek olduğu vurgulanıyor. Bu araştırmanın sonuçlarına göre halen seçmenlerin dörte biri parti tercihlerini belirlemediği, oy vermeyeceğini beyan "protestocular" yüzde 8 oranında olduğu ifade ediliyor. Kararsız seçmenler ise yüzde 17 oranında olduğu belirtiliyor. AKP İNİŞTE, CHP ÇIKIŞTA Kararsız seçmenlerin bu araştırmada ortaya çıkan özelliklerine vurgu yapılıyor. Buna göre; AKPnin iniş eğiliminde olduğu, CHPnin ise çıkış potansiyeline sahip bulunduğu yönündeki saptamaların ortaya çıktığı görülüyor. Araştırmada ayrıca, kararsız seçmen bloğunun, oy vermeyi düşündüğü parti sıralaması kadar, "kesinlikle oy vermeyeceği parti" sıralaması da bu açıdan önemli olduğuna dikkat çekiliyor. Kararsızların asla oy vermeyeceklerini beyan ettikleri partilerin ilk üç sırasını, seçmenin genel seçimde yüzde 17 oranında kararsız olduğu, yüzde 3 gibi küçük oranlarla da DYP, CHP ve MHPye yöneldiği tespit edildi. AKP OYLARI MHPYE KAYACAK Anket sonuçlarında; iktidar ve ana muhalefeti paylaşan bu iki partinin yanı sıra barajı zorlayan ve geçme olasılığı yüksek olan tek parti konumundaki MHPnin ise farklı bir görünüm sergilediği ve bugün "MHP" diyen seçmenlerin içinde 2002de aynı partiye oy verenler yüzde 43,6 seviyesinde olduğuna işaret ediliyor. Bugünkü MHP seçmeninin büyük ölçüde AKPden (yaklaşık yüzde 16), DSPden (yüzde 13) ve 2002de oy kullanmayan kesimden (yüzde 16,4) alacağı kaydediliyor. CHP OY ORANINI KORUYOR, AKP BİRİNCİ PARTİ AMA DÜŞÜŞTE Araştırmaya göre, AKP yine birinci parti ama oy oranını düşürerek seçimden çıkacağı, CHPnin oy oranını korumasına rağmen, bu oranın yükselebileceğine işaret ediliyor. Buna göre; parlamentoda iktidar ve ana muhalefet partileri olarak temsil edilen AKP ve CHPnin genel seçimde bariz bir avantaja sahip olduğu görülüyor. Bu iki partinin mevcut konumlarını parlamento dışından gelerek sarsacak bir dinamiğin henüz ortaya çıkmadığı belirtiliyor. Araştırmada şu sonuçlara yer verildi; "CHPnin önünde birinci parti olarak yer alan AKP, büyümesini tamamlanmış ve tedrici olarak inişe geçmiş bir parti görünümündedir. Bununla birlikte dağılma ve hızla küçülme gibi bir riskle henüz karşı karşıya olmadığı ve nihayet 2002 seçimlerindeki oy tabanını %70ler seviyesinde muhafaza edebileceği de anlaşılmaktadır. Bunun ise son derece hassas dengelere bağlı olduğu görülmektedir. Örneğin AKP; hem bünyesinde ciddi oranlarda "Kürt partisi" karşıtı eğilimleri barındırmaktadır, hem de Kürt seçmeninin en az cephe aldığı ve en yakın oy verilebilecek parti olarak algıladığı bir parti konumundadır.ö CHPnin yüzde 16-20 aralığına yerleşen oy oranını muhafaza edildiği kaydedilirken, durağan olmayan bir seçmen tabanına sahip göründüğü belirtiliyor. 2002de CHPye oy verip bugün de aynı yönde oy kullanacağını belirtenlerin oranın ise %60lar seviyesinde kaldığına dikkat çekiliyor. (ANKA) Milliyet.com.tr
Bu haber toplam 6960 defa okundu